14 Şubat Neden Daha Seksi Beslenmeye Başladığınız Gün Olmasın?

14 Şubat 2010

somon

Bugün çok şekerli-çok katkılı-kalp şekilli çikolataları tüketmeden önce -eğer seksi yaşlanmadığınıza dair de şüpheleriniz varsa- aşağıda okuyacaklarınız besin seçimlerinizi tekrar gözden geçirmenize sebep olabilir.

Modern yaşamın besin kaynaklarını ve yaşam şeklini tümüyle kabul ettiğimizde tüm vücut sistemleri gibi endokrin ve reprodüktif sistemler de dolaylı veya direk fonksiyon kaybı riski taşımakta.

Size biraz detay aktarmadan önce genel anlamı ile şunu belirtmekte fayda var;

sağlıklı beslenme = seksi beslenme

Seksi beslenmede hormonal dengeyi ve repurodüktif fonksiyonları optimum düzeyde tutmak için yapmanız gereken ayar iki yönlü.

1. SEKSİ BESLENMEDE ALEYHTE GRUP

Şeker ve Nişasta

Şekerli ve unlu besinler yoğun oranda tüketildiğinde kemiklerden mineral kaybını hızlandırdığı, diyabet riskini artırdığı, fazla kilo ve obeziteye neden olduğu ve yaşlanmayı hızlandırdığı gibi seks hormonları üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor.
Yapılan çalışmalarda meyve şekeri de dahil çoğu şeker ve nişastanın testesteron ve östrojen hormonlarının dokulara iletim ayarını yapan genleri devre dışı bıraktığını gösteriyor. Journal of Cilinical Investigation.
Testesteron ve östrojen gibi seks hormonlarının vücudumuzda az veya çokluğunun yol açtığı farklı problemler var.

Tuz ve Katı Yağlar

Krema, trans yağlar ve tuzlu besinlerin kalp damar sistemi üzerindeki tahrip edici etkilerinin sonuçlarından birisi de dolaşım bozukluğuna bağlı cinsel performans kaybı.
Kalp ve damar sağlığını koruyan besinler bu nedenle aynı zamanda mükemmel birer seksi besin.

Katkı Maddeleri ve Tarım İlaçları

Özellikle işlenmiş besinlerin hemen hepsinde yer alan kimyasal koruyucular, renk ve aroma maddeleri, aroma artırıcılar endokrin dokuların sağlıklı işlev görmesini engelleyen riskeri de beraberinde sofranıza taşıyor.
Tarim ilaçları, bitki ve hayvansal besinlerdeki büyüme hızlandırıcı hormon benzeri maddeler, mevsim dışı sebze ve meyvelerde yapay tozlaşma sağlayan kimyasallar hormonal sistemi olumsuz etkiliyor.

2. SEKSİ BESLENMEDE DAHİL EDİLMESİ GEREKEN BESİNLER

Protein Kaynakları

Protein yapı taşlarından endorfin artırıcı phenylalanine ve nitrik oksit artırıcı arginine amino asitleri içeren besin ve besin destekleri bugün bilinen en güçlü cinsel performans destekleri.
Yoğun arginine kanağı seksi besinler; çoğu hayvansal gıdalar-yer fıstığı-cashew-ceviz-nohut-sarımsak-yulaf-susam-yumurta
Yoğun phenylalanine kaynağı seksi besinler; yumurta-parmazan peyniri-soğuk su balıkları-yer fıstığı-lor peyniri-susam-kavun çekirdeği-saf ve yüksek kaliteli kakao

yer fıstığı

Zengin Mineral Kaynakları

Hormonal denge ve repurodüktif sistem sağlığı mineral eksikliği ile yakından ilişkili.
Modern beslenmede besinlerimizden eksilen mineraller tüm sistemler gibi repurodiktif sistem üzerinde de olumsuz etkiler bırakıyor.
Seks hormonlarının sağlıklı üretilmesi için gerekli iyot-çinko-selenyum-magnezyum ve bakır oranı yüksek besinlerin tümü bu nedenle birer seksi gıda.
Yoğun mineral kaynakları; başta istiridye, istakoz, midye, deniz yosunu olmak üzere tüm deniz ürünleri-kabak çekirdeği içi-keçiboynuzu-kefir-şalgam-turp-pancar-kuru bakliyatların tümü-yumurta-yeşil yapraklı sebzeler-ceviz.

Organik veya İyi Tarım Uygulaması Mahsülleri

Mevsiminde en az tarım ilacı ile doğal yetişmiş ürünler, sertifikalı organik ürünler ve iyi tarım uygulamaları ile bilinçli ilaç kullanılarak yetiştirilen ürünler ile beslenenler, tüketmeyenlere göre daima daha seksi besleniyor.

Uyarıcı Baharatlar

Baharatların afrodizyak özellikleri eski çağlardan gelen ilk sağlık bilgilerinden. Kişniş-muskat-tarçın-pul biber-mahlep-karabiber-ginko biloba-reyhan-rezene-ginseng-karanfil-zencefil uyarıcı fenolik yağlar içeren önemli baharatlar.

Paylaş

2 yorum

  1. Serra

    Blogunuz çok beğendim, tebrikler.. Benim de ilgi guyduğum alanlarda yazılarınız.. Antienflamatuar yaşam konusu daha doğrusu yiyeceklerin bu özellikleriyle ben de uzun zamandır ilgileniyordum.Anneme kanser tedavisi için aldığımız bitkileri yollayan kişi bir kaç şey belirtmişti, ondan beri aklımda olan bir konu..

    http://www.nutritiondata.com adresinde yiyeceklerin if ( inflammation factor-iltihap katsayısı) değerleri veriliyor, ordan faydalanabilirsiniz.
    Aslında iltihap bazı aldığımız gıdalar yapıyor evet, ama iltihap bazen de vücutta yeniden yapılanmaya da yardımcı.. Herşey kainatta bir düzen içinde, yaratılan herşey birbirine bağlı..Dengeyi kurmak, basit yaşamak bizim yapmamız gereken..

  2. Serra’cığım, Özgünform’da ortak konularda buluşmamıza memnun oldum.
    Enflamatuar reaksiyonlar yaşlanmanın ve birçok kronik hastalığın temelinde var.
    Bazı besin grupları enflamasyonu hızlandırdığı gibi diğer bir grup besin de tam tersine anti-enflamatuar aktif bileşenlerce çok zengin. Ayrıca stres yönetimi sağlayan ve stres azaltan tüm davranış ve eğilimler de anti enflamatuar. Ne dersin?
    nutritiondata.com’a zaman zaman ben de uğruyorum, teşekkürler.

Yorumlar