Alzheimer’s Hastalığı ve Şeker Bağlantısı

28 Eylül 2010

beyin hücreleri

Dünya 2010 Alzheimer’s Raporu’na göre bu dejeneratif beyin hastalığı en pahalı hastalıklardan birisi. Aynı raporda 2030 yılında hasta sayısının 2 ye, 2050 yılında 3 e katlanmış olacağı bildiriliyor. Türkiye’de 2050 yılında hasta sayısının bugünkünün 8 katı daha fazla olacağı öngörülüyor.
Kırk yıl sonrayı ve ötesini yaşama potansiyeli olan bugünkü erişkin ve genç nüfus için Alzheimer’s hastalığı yeni ortaya çıkmaya başlayan risk faktörleri ile erken yaşlarda sağlık sorumluluğu almayı gerektiriyor.

İnsülin Direnci ve Beyin
21 Eylül Dünya Alzheimer’s Günü’nde bu yıl yine Alzheimer’s hastalığı ve diyabet bağlantısı tüm dünyada sıkça sözü geçen yeni risk faktörlerinden birisi oldu.
Modern yaşam tarzı ile beraber az hareketli ve yüksek glisemik indeksli yoğun karbonhidratlı beslenmenin tip 2 diyabet riskini ne denli artırdığını biliyoruz.
Diyabet ve metabolik sendromda gözlenen insülin direncinin vücudun çeşitli mekanizmaları üzerindeki olumsuz etkileri iyi biliniyor. Japonya ve Amerika’da yapılan son araştırmalar Alzheimer’s teşhisinde gözlenen dejeneratif plak oluşumlarının insülin direnci ile ilişkisini ortaya koyuyor.
Alzheimer’s da beyinde oluşan plaklar yoğunluklu olarak abnormal yapıda bir protein olan beta-amyloid içeriyor. Yüksek insülin direnci bu kaplayıcı nörotoksin beta-amyloid oluşumunu tetikleme riskini artırıyor.
Dr Suzanne Craft’ın (University of Washington School of Medicine) Alzheimer’s da görülen beyin doku bozulmaları henüz başlamadan erken aşamalarda o bölgelerde glikoz metabolizmasının bozulmaya başladığını gösteren çalışmaları dikkat çekici.

Şeker ve insülin metabolizmasının tüm vücut sistemlerinde ve beyinde daha sağlıklı sürdürülebilmesi için ilk yaşamsal gereklilik bu nedenle düzenli fiziksel ve mental egzersiz. Kas ve beyin hücrelerinin şeker talebini artıracak fiziksel ve mental aktif bir yaşam bir çok sağlık faydasının yanında Alzheimer’s risklerini de azaltmaya yardımcı olabilir.
Ayrıca kan şekerinin hızlı iniş ve yükselişlerine fırsat vermeyen düşük glisemik indeksli karbonhidratlarca zengin bir beslenme ile de beyin dokularını tahminlerin üzerinde dejeneratif inflamasyondan koruyoruz.

Paylaş

Yorumlar