Neden Su İçmek Sağlığımız İçin Önemli?

02 Eylül 2009

Yaz sıcaklarının kendisini hissettirdiği bu aylarda suyun sağlığımız için daimi önemini belirtmekte yarar var.

Maksimum zihinsel ve bedensel performans için gerekli besin elementlerini eksiksiz olarak karşılamaya çalışırken çoğumuzun gözden kaçırdığı gerçek; aslında tüm dokuların en çok ihtiyacı olan temel madde; suyu ihtiyacımız olan miktarlarda tüketmediğimiz.

Sağlığımız için ulaşılması en kolay, en ucuz, en değerli ve en temel içecek su. Haftalarca besinsiz yaşayabiliriz ama susuz yaşam sadece birkaç gün mümkün.

Kasların %70 i, beyin dokularının %80 i ve kemik dokusunun bile %15 i sudan oluşuyor. Tükettiğimiz Besinlerin sağlıklı sindirmesi, gerekli dokulara taşınması, atık ve toksinlerin vücuttan atılması, soluduğumuz oksijenin vücuda dağıtımı, vücut ısısının ayarlanması, normal kalp ve damar fonksiyonlarını koruması, zihinsel konsantrasyon yeteneğini korumak suyun çok önemli fonksiyonlarından sadece birkaçı.

Vücut suyundaki %1 düşüş günlük performansta %10 azalma yaratıyor.

Günlük ortalama su ihtiyacımız yaklaşık 2-2.5lt veya başka bir deyişle tükettiğimiz her 1000kalori için 1 lt. Aşırı sıcak hava, düzenli egzersiz ve spor, kas kütlesindeki artış, gebelik veya laktasyon dönemleri günlük su ihtiyacını daha da artırıyor.

İhtiyacımız olan suyun az bir kısmını tükettiğimiz besinlerden sağlarken daha fazlasını içecekler ve sıvı besinlerden sağlıyoruz. Çay, kahve, enerji içecekleri, alkollü içecekler, su ihtiyacını karşılamak için çok doğru seçenekler değil. İçerdikleri kafein veya alkol gereğinden fazla sıvı kaybına yol açarak suyun vücut tarafından kullanımını kısıtlıyor.

Su tüketimi ile ilgili günlük yaşamda farkında olunması gereken iki noktadan birisi; susama hissinin çoğu zaman açlık hissi ile karıştırılması. Özellikle ihtiyaçları olan suyu besinlerden almaya yönelik damak tadı ve alışkanlık geliştirmiş, çok su tüketmeyen kişilerde açlık olarak hissedilen durumların çoğunda vücudun asıl ihtiyaç duyduğu madde, su.

Su tüketimi ile ilgili geliştirmemiz gereken ikinci farkındalık ise vücut dokularının sıvı kaybı ile susama uyarısı vermesi arasında geçen zaman. Dokular belirli düzeyde dehidrasyona (sıvı kaybına) uğrayana dek biz sıvı ihtiyacı uyarısını almıyoruz. Bu uyarı mekanizmasındaki gecikme yaş ilerledikçe artıyor. Bu nedenle çok fazla susamamışken sık aralıklarla ufak miktarlarda su tüketmekte fayda var.

Paylaş

4 yorum

  1. aropax

    elimden geldiğince bol miktarda su içmeye gayret ediyorum. gerçekten de su içmediğim zaman kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. bazı insanlar çay içmek ile su tüketiminin aynı şey olduğunu düşünür ama bence arasında oldukça fark var. bundan dolayı saf su içmeye oldukça özen gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.

  2. Ali

    “Vücut suyundaki %1 düşüş günlük performansta %10 azalma yaratıyor” Onemli bir bilgi.

  3. kronik bezginliğimin sırrı çözüldü =)

  4. “Özellikle ihtiyaçları olan suyu besinlerden almaya yönelik damak tadı ve alışkanlık geliştirmiş, çok su tüketmeyen kişilerde açlık olarak hissedilen durumların çoğunda vücudun asıl ihtiyaç duyduğu madde, su.” Eğer buna dikkat edersem kilo verebilirim sanırım :)

Yorumlar