Şeker ve Hızlı Yaşlanma

11 Aralık 2009

şeker ve hızlı yaşlanma

Yaşlanmayı yavaşlatıcı cilt bakım ve güzellik ürünleri piyasasının değeri dünyada 200 milyon dolar kadar. Türkiye’de bu pazar 1.3 milyar euro ve her yıl dünyada yüzde 10’luk bir büyüme gözlenirken Türkiye’de bu piyasanın büyüme hızı dünya ortalamasının iki katı.

Yılda 1.3 milyar euro harcayarak sağlığını korumaya ve genç tutmaya çalıştığımız cildimiz için beslenmede yapabileceğimiz küçük ayarlar büyük faydalar doğurabilir.

Tükettiğimiz besilerin türü ve miktarı tüm vücut dokularını olduğu gibi cilt sağlığını da önemli ölçüde etkiliyor.

Sağlıklı bir cilt için gereken beslenme;
Günlük ihtiyaç duyulan suyu karşılamalı,
Koruyucu antioksidanlarca zengin olmalı,
Alerjen besin maddeleri içermemeli,
Enflamasyonu teşvik etmemeli,
Onarıcı protein ve enzimleri içermeli,
Hormon dengesini koruyucu temel yağ asitlerini düzenli sağlamalı,
Ve
Şekeri mümkün olduğunca az bulundurmalı…

ŞEKERİN YAŞLANMADA HIZLANDIRICI ROLÜ

Güçlü bir elastin ve kolajen doku sıkı ve tonlanmış bir cilt için temel gereksinimdir.
Elastin ve kolajen lifleri cilde esneklik ve mukavemet sağlar. Yaşlanma, bu cildi diri ve genç tutan liflerin esnekliğini kaybetmesi ile hızlanır.

Besinlerden karşıladığımız şeker molekülleri kan aracılığı ile cilde ulaştığında zaman içerisinde yüksek şekerin bu lifler üzerindeki tahribat yaratan etkisi başlar.

Şeker, ciltte protein yapılı kolajen ve elastin liflerinin protein bölümlerine yapışır ve liflerin doğal yapısını bozar. Bilimsel adı glikasyon olan bu durum sonucu esnek, dirençli ince lifler birbirlerine yapışır, kalınlaşır ve esnekliğini kaybeder.

Şeker molekülleri aynı yıpratıcı etkiyi kolajen oranı yüksek kan damarlarının duvarlarında da yaratır.
Damar iç duvarlarındaki kolajenin şekere maruziyeti ile oluşun glikasyon sonucu esnekliğini kaybetmesi ile damar sertliği riski artar.

Paylaş

Yorumlar